Arşiv | tarcinmoscow RSS feed for this section

>Nostaljik oyuncaklarla çocuklar gibi şendik

28 Şub

>
Ankara’ya döndüm. Topu topu 2 gün işte göz açıp kapayana kadar geçiverdi. Ama bu iki güne neler neler sığdı… Öncelikle uzun süredir gitmek istediğim “Sunay Akın Oyuncak Müzesi”. Tamam çocuklar için gitmedik. Zaten onlardan çok biz keyif aldık. Neden mi? Çünkü tam da bizim zamanımızın oyuncakları 🙂 “aaaa bundan bende de var” diye diye dolaştık müzeyi Elif ile 🙂 Hatta bende hala duran bazı oyuncaklar var 🙂 Sunay Bey ile zamanında tanıştığımızda onlardan söz etmiştim. Oyuncaklarımı seviyorum ama müzede çok daha faydalı olacaklarına inanıyorum. Bu nedenle bir dahaki İstanbul ziyaretimde oyuncakları müzeye götürmeye karar verdim 🙂

Müzede her bir camekan diğerinden hoş ama ben minyatür oyuncakların olduğu odaya resmen vuruldum. Kesinlikle herşeyin küçüğü güzel oluyor 😉 Birsürü ve bir sürü fotoğraf çektim işte onlardan bazı örnekler:


Her akşamüstü oyuncakçı
camekanından
çocuk ellerinin
izlerini
siler

Sunay Akın












>Kızıma özel defter kabı / Audrey Hepburn

22 Şub

>Üzerindeki Audrey Hepburn’u çarpı işi işledim. Yine çarpı işi kısmı kolaydıama elde dikiş zorladı ama sanırım yavaş yavaş alışıyorum. Düşündüğümden daha düzgün oldu 🙂 Tabi ben işlemeyi yaparken kızım çok beğendi, ben de ona yaptım. Audrey’nin elinde sigarası da vardı ama kızıma olunca onu sansürledim 🙂



>Mini dikiş seti

19 Şub

>
Ben fırçalarım, boyalarım ve tuvalimle sanırım daha mutlu oluyorum 🙂 Kaneviçe yani diğer bir isimle çarpı işi oldukça sabır isteyen bir sanat. Uzun zamandır bu işlemeyi yapmıyordum. Aslında çok fazla yaptığım da söylenemez. Ama arada sırada değişiklik de fena olmuyor hani…

Bu seti bir yerde görüp kaydetmişim kim bilir ne zaman. Fikir çok hoşuma gitmişti. Geçenlerde bilgisayarın içini boşaltıp dosyaları düzenlerken görünce aklıma takıldı ve aklıma takılan şeyi biran önce uygulamazsam içim rahat etmiyor. İşleme kısmı neyse de bu dikiş işi beni aşıyor ve zorluyor. Mükemmelliyetçi birisi olunca da çok sıkıyor. Olabildiğince en iyisini yapmaya çalışırken beni biraz gerdi. Dikiş makinası da olmadığı için elimle diktim ki bu daha da zahmetli oldu tabi.

Neyse sonuçtan çok memnunum, yaptığım işi beğendim. Düşündüğümden çok daha güzel birşey çıktı ortaya. Bu akşam fırçalarıma ve boyalarıma geri dönüyorum 🙂 Bildiğim ve uçabildiğim materyallere 😉 http://www.pasaj.com/mini-dikis-seti-carpi-isi-kirmizi-bordo/155297





>Kırkyama-patchwork sevenlere

13 Şub

>
Mutlaka bir fark vardır, yani kırk yama ile patchwork arasında. Teknik aynı olsa da kumaşlar ve desenlerde farklılıklar var diye düşünüyorum. Ama sonuçta ben bu işin uzmanı değilim, hatta bu konu hakkında hiçbir fikrim yok 🙂 Sadece görüntülerihoşuma gidiyor ve oldukça emek isteyen bir sanat olduğunu düşünüyorum. Ayrıca kesinlikle geometri ve matematik bilgisi gerekiyor 🙂 Dikiş becerisi ise temeli…

Neden girdim bu konuya o halde… Sevgili Noni Moskova’da beni bir yere götürdü. Moskova’daki son günlerim oldukça koşturmacalı geçtiği için burası ile fazla ilgilenemedim. Şimdi Ankara’dayım ve tam hız devam 😉 Noni’nin beni götürdüğü yer bir alışveriş merkezi. Küçük bir yer ama oraya bayıldım. Aslında eskiden bu alışveriş merkezinde antika pazarlarına giderdim. Yılda 2 defa falan açılır. Ama en alt katındaki mağazalar yeni açılmış. Bunlardan birisi dikiş-nakış üzerine, diğeri tam bir hobi market, boyama, mozaik, dekupaj, resim, seramik ne ararsanız malzemesi var. Keçe bile…

Üçüncüsü ise muhteşem kumaşların olduğu küçük bir mağaza. Patchwork kumaşlarından bahsediyorum. O kadar çok ve güzeller ki… Patchwork yapmadığım için birşey almadım ama aklım kumaşlarda da kalmadı değil 🙂 Moskova’da bu işle ilgilenen arkadaşlar varsa mutlaka uğrasın 😉 Ha tabi bir de yerini yazmam gerek değil mi 🙂 Metroya pek yakın değil ama Barikadnaya metro istasyonuna yakın olan Tuşinskaya meydanındaki Tuşinsky Targovy Tsentr 😉




>Dun…Moskova’da

8 Şub

>
Buzlara bakmayin hic Moskova icin oldukca ilik bir gundu 🙂


Bu defa da Noni beni guzel bir kitapci ile tanistirdi… Kitapci ama ne kitapci… Muhtesem bir yer. Kitaplarin hepsi sanat ve tasarim ile ilgili. Ornamentler gozumu dondurdu 🙂 ustteki de benim oldu 😉
Asagidakiler de eski Rus kartpostallari…

Bunlar da yeni kanevice kitlerim. Biri beni durdursun 🙂

Ozellikle asagidaki Muha ve St.Basil kitleri ise aninda kalbimi caldi 🙂

>Bu da kendime hediye :)

26 Oca

>
Hep satılacak değil ya 🙂 Madem dedim 40 oldum, bir tane de kendime yapacağım en cafcaflısından 🙂 Çok keyifle yaptım, Moskova’ya giderken de takacağım 😉 Soldaki minik gülü çok ince bir şekilde çarpı işi işledim, ortadaki sedef üzerine el boyaması malum, kurdele ve ortası incili çiçeği de hazır dantel kenardan yaptım. Çok keyifliydi ama yapması 3 gün sürdü. Çünkü dizaynını kaç defa bozdum tekrar yaptım bilmiyorum 🙂 Son olarak bu hali içime sindi 😉

>Artık yeni bir yüzümüz var…

21 Oca

>
Profesyonel bir kalemden çıkmış yeni logomuzla tam yol ileri… 🙂