Arşiv | Mart, 2011

hatırlıyorum da…

19 Mar

O zamanlar küçüktüm, ilkokul yıllarım, İzmir, Karşıyaka. Babam ve ben denizin kenarında yürüyüşlere çıkardık. Denizin tuzlu kokusu, baba sevgisi, çocukluk enerjisi…

 

O zamanlar ortaokuldaydım, Merzifon, Amasya… Mor bir apartmanımız vardı. Daha yeni tayin olmuştu babam oraya. Sabah erkenden çıkıp hastaneye gitmiştik 1 yıl kadar sonra. Kardeşim gelmişti sonra eve. Babam, annem, ben ve kardeşim olmuştuk.

 

O zamanlar lise yıllarıydı, Ankara’da. Bir küçük derenin başına giderdik pikniğe. Şimdi o dereye yakın bir yerde oturuyorum, yer tepe ev olmuş, koca bir şehir oluşmuş buralarda. Ben üzerimde kendimden 2 beden büyük uçuş montumla… babam da öyle hatırlıyor beni Anıttepe lisesinin merdivenleri başında…

 

Sonra yalnız kaldım da Ankara’da… o zamanlar üniversite yılları. İlk sene daha. Ertesi sene dayanamadılar geldiler ta İzmir’den yanıma. Kumrular, Ankara’da evimiz. Babam eve getirdiğim tavşana çok kızmış ama gecenin bir yarısı kalkmış onunla oynuyor çaktırmadan 🙂

 

Evden çıkıyorum üzerimde beyaz bir kıyafet, belimde kırmızı kurdela… babam kapıda uğurluyor beni, kızım doğarken, oğlumu ilk kucağıma alırken babam yanı başımda…

 

Herşey için teşekkürler babam… seni seviyorum… doğum günün kutlu olsun. iyi ki babamsın…

Reklamlar

Artık sertifikalı sushi’ci oldum :)

16 Mar

Quick China’da bu akşam güzel bir kursa katıldım. 2004 yılından bu yana sushi yapıyorum kendi çapımda.İlk olarak Moskova’da Japon büyükelçisinin kızından öğrenmiştim. Güzel bir organizasyondu. Biz kısır, İtalyanlar tremisu, Japonlar sushi öğretmişti.O gün bugündür bu çok sevdiğim yiyeceği evde yapar dururum. Ama artık sertifikalı oldum 🙂 Keyifli bir akşamdı…

 

Kar gitti, güneş geldi, güneş gidecek, yağmur gelecek…

16 Mar

Matruşkalarımı ne yapsam…

10 Mar

Bu matruşkaları işleyeli 1 ay ya da biraz daha fazla oldu ama bunlarla ne yapacağımı bilmiyorum 🙂 Yardım eder misiniz? 😉

 

8 Mart Dünya Kadınlar Gününüz kutlu olsun…

8 Mar

 

Moskova’da olsak okullar, iş yerleri tatil olmuş, sokaklarda ellerinde çiçekler,çikolatalar ve elbette hediye paketleri ile dolaşan erkekler olurdu. Güzel restoranlarda yer bulunmaz, bulunanlarda da fiyatlar bir misli fazla olurdu.

Ancak, unutulan şu ki, bu bayram emekçi kadınların bileklerinin hakkıyla kazandıkları bir gün. Öncelikle tüm annelerin 8 Mart’ını kutluyorum. En büyük emekçiler onlar çünkü. Dünyaya yeni bir canlı getirmek ve bu dünya koşullarında onu hayatta, ayakta, maddi-manevi zorluklar içinde başarılı bireyler haline getirebilmek ayakta alkışlanacak en büyük emek…

Bir de geleceğin kadınlarını kutlamak istiyorum, kızım başta olmak üzere. Henüz emek vermesi gereken sorumlulukları derslerinin ötesine geçmemiş olsa da günümüzde dersanelerin camlarında alt alta dizilmiş sayısı sınav kısaltmasını görünce, daha kadınlık mertebesine ermeden emekçi olduklarını düşündüğümden…

Son olarak kendi günümü kutluyorum. Bundan önceki yıllarda kendimi bu güne layık görmezdim, bir çalışan olmadığım için. Ama şimdi düşününce, her kadın bir parça emekçi. Ama az ama çok…

Kadınlar için daha güzel bir dünya diliyorum. Sevgiler…

Ünzile insan dölü
On kardeş beşi ölü
Büyüdükçe unufak
Ve gelir de görücü

İnci gibi dişi
Görücü bilir işi
Söğüdüm ağlar gider
Olur hatun kişi

Varmadan sekizine
Ergin oldu Ünzile
Hem çocuk,hem de kadın
On ikisinde ana
Bir gül gibi al ve narin
Bir su gibi saydam ve sakin
Susar kadın ünzile

Yağmuru kim döküyor
Ünzile kaç koyun ediyor
Dayaktan uslanalı hiçbir şey sormuyor
Yağmuru kim döküyor
Ünzile kaç koyun ediyor
Dayaktan uslanalı hiçbir şey sormuyor

Korkar durur gitmez
Köyün en son çitine
İnanır o sınırda
Dünyanın bittiğine
Ünzile insan dölü
Bilinmezlere gebe
Sırların mihnetini
Yüklenip de beline

Varmadan sekizine
Ergin oldu Ünzile
Hem çocuk hem de kadın
On ikisinde ana
Bir gül gibi al ve narin
Bir su gibi saydam ve sakin
Susar kadın Ünzile

Yağmuru kim döküyor
Ünzile kaç koyun ediyor
Dayaktan uslanalı hiçbir şey sormuyor
Yağmuru kim döküyor
Ünzile kaç koyun ediyor
Dayaktan uslanalı hiçbir şey sormuyor.

Yeni, yine, yeniden… umarım geçici…

5 Mar

Blogspot adreslerimize artık giremediğimiz için yeni bloglar açmaya mahkum olduk. Sorun şu ki bu yeni sistemi anlamam ve alışmam sanırım biraz zaman alacak ve zor olacak. Ancak elden şimdilik birşey gelmiyor. Bloglarımızın geri gelmesini bekleyeceğiz ve bu arada buradan da devam edeceğiz. Yazık ki tüm blog arkadaşlarım diğer tarafta kaldı. Ulaşabildiklerime ulaşmaya çalışacağım. Bu blogumda hobilerim, yaptıklarım ile ilgili yazı ve resimlerim olacak, gezi yazılarım ağırlıklı olarak, günlük hayatımda yaşadığım, gördüğüm, beğendiğim şey için ise aşağıdaki linki tıklamanız yeterli:

 

http://tarcinmoscow.wordpress.com/